الهمزة — Arapça metin ve Türkçe meal (Elmalılı Hamdi Yazır).
وَيۡلٞ لِّكُلِّ هُمَزَةٖ لُّمَزَةٍ 1
1. Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin (hümeze ve lümezenin) vay haline!
ٱلَّذِي جَمَعَ مَالٗا وَعَدَّدَهُۥ 2
2. Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin (hümeze ve lümezenin) vay haline!
يَحۡسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخۡلَدَهُۥ 3
3. Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanır.
كَلَّاۖ لَيُنۢبَذَنَّ فِي ٱلۡحُطَمَةِ 4
4. Hayır, andolsun ki, o hutame (cehennem)ye atılacaktır.
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡحُطَمَةُ 5
5. Hutame'nin ne olduğunu bilir misin?
نَارُ ٱللَّهِ ٱلۡمُوقَدَةُ 6
6. O, kalplerin içine işleyecek, Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir.
ٱلَّتِي تَطَّلِعُ عَلَى ٱلۡأَفۡـِٔدَةِ 7
7. O, kalplerin içine işleyecek, Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir.
إِنَّهَا عَلَيۡهِم مُّؤۡصَدَةٞ 8
8. Cehennemlikler, dikilmiş direklere bağlı oldukları halde, o ateşin kapıları üzerlerine kapatılacaktır.
فِي عَمَدٖ مُّمَدَّدَةِۭ 9
9. Cehennemlikler, dikilmiş direklere bağlı oldukları halde, o ateşin kapıları üzerlerine kapatılacaktır.